28 ay önce kurduk creasoup‘u pek sevgili ortaklarım Can & Eray ile birlikte. 27 aydır da hep aynı yerdeydik. Hatta biz NTV’den henüz ayrılmayı başaramamışken bile ofisimiz ilk ekip arkadaşlarımız için açılmıştı. Kurarken bir sürü konuyu saatlerce konuştuğumuzu hatırlıyorum, o konuştuğumuz konularla alakalı herhangi bir sorunumuz olmadı bu 27 ay süresince.

Sanıyorum ki 3 ya da 4. ayımızda “Yahu kurmadan evvel bir muhasebeciye sorsaymışız ya bu vergileri ve vergi dönemlerini” dediğimiz olmuştur, neyse ki yaptığımız işlerle vergilerimizi ödedik, ekibimizi büyüttük -daha da genişleyebilirdik belki ama büyüme olurmuydu emin değilim-, hatta bir ortak daha edinip kare ası tamamladık. Bence en önemli şey ise şu, 12 kişiye ulaştığımız 28 aylık bu yolculukta, sadece 2 ekip arkadaşımızla yollarımız ayrıldı. Birisi Turkcell Europe’a bebeği gibi bakıyor, diğeri Boğaziçi Üniversitesi Yüksek Lisansını birincilikle bitiriyor. Onlar da dahil olmak üzere, bütün creasouperlara teşekkür borçluyum.
Bugün, ikea teslimatını beklerken bomboş odasında yerde uyuduğum 28 aylık ofisimizi terkediyoruz. Creasoup için nice güzel anıların, ilk heyecanların mekanı biliyorum ki kalbimizin bir yerinde kalacak.

Umuyorum ki bir kaç sene sonra geriye dönüp baktığımda, 2013 senesi; creasoup’un yeni ofisini, işlerini iyi yapmaya çalışan iyi insanlarla doldurduğu, daha da iyi fikirlerle projelerini gerçekleştirdiği bir sene olacak.
Gerçi ummaktan ziyade, çok çalışmanın bu dilekleri gerçekleştirecek şey olduğunu geçtiğimiz 28 ayda öğrendik ;)
The difference between Boston’s Big 3 and Miami’s Big 3
Sesim az çıkmış, gömlek kırışmış, gözler mesaiden dolayı şiş.. ama izleyin işte..#uxturkiye
of çok fena… Microsoft Surface ile iPad’in lansmanlarının videoları..
Star Trek jeneriği..
Şaka mısın arkadaşım?
Süt projesi kapsamında dağıtılan sütlerin yüzlerce çocuğu hastanelik etmesine valilerden farklı yorumlar geldi. Diyarbakır Valisi “Okuldaki diğer çocuklar psikolojik olarak etkilendi”; Sivas Valisi ”Zehirlenme değil, herhalde süt biraz bozuk”; Konya Valisi “Zehirlenmediler, etkilendiler”; Edirne Valisi “Açsalar mideleri bulanmıştır” ifadelerini kullandı.
Avengers - A Friends Parody
Öncelikle belirteyim, geçmişimde donanımla uğraşırken bir çok kez bilgisayar yakmış birisi olarak ne akla hizmet bu işe giriştim bilemiyorum.
2011’in ilk çeyreğinde güncellenen MacBook Pro ailesinden bir cihazım var, iş/kişisel amaçlı kullanıyorum, hem ofiste hem evde kullandığım yegane cihaz (iPad vs saymazsak). Pek sevgili ortağım Eray Endeş‘in MacBook Air’ini de içten içe kıskanıyorum ama, herşey bi şekilde hızlı açılıyor vs. Farkın SSD olduğu aşikar, madem öyle bende SSD’leneceğim dedim.
MacSales’ten OWC 6G Extreme 120GB SSD aldım, Eray’ın eşi Burcu; SXSW sebebiyle Amerikalardayken hazır, sağolsun taşıma nezaketinde bulundu. Memlekete geldi.
Mantık şu, MBP içerisinde ki HDD’ye dokunmuyoruz, DVD’yi ise çıkartıp bir USB kutuya koyuyoruz. DVD’den boşalan yere ise bir kızak yerleştirip, içine SSD’yi takıyoruz.
Bütün bunları yaparken yaklaşık 12 birbirinden farklı boyutta ve özellikte vida söküyoruz. 10 tanesini geri takıp, 2 tanesini değiştiriyoruz. 2 yerden kabloyu son derece zarif hareketle söküp -sırf bu iş için tırnak uzattım- SSD’yi yerine koyduktan sonra aynı zerafetle yerine takmanız lazım kabloları. - Video -
Sonra dilerseniz işletim sistemini sıfırdan kurabilirsiniz ya da kurulum sonrası eski HDD’nizden bilgilerini alabilirsiniz.
Ben sıfırdan kurup, eski HDD’de ki bilgileri silmemeyi tercih ettim, zamanla ihtiyacım olanları oradan kullanırım diye düşünüyorum.
Hız farkı inanılmaz, yaşanılan strese kesinlikle değiyor.
Sean Bean dies in every movie (by lenjapita)
Son derece eğlenceli, keşke bitmeseydi be dedirten bir film olmuş.
Steven Spielberg & Peter Jackson & Steven Moffat (Coupling‘in yaratıcısı, Sherlock‘un yazarı) var işin arkasında.
Puan : 9/10
You owe the companies nothing. Less than nothing, you especially don’t owe them any courtesy. They owe you. They have re-arranged the world to put themselves in front of you. They never asked for your permission, don’t even start asking for theirs.
Gelin artık ileriye bakalım, eskiye bakıp, nereden geldiğimizi düşünürsek, belki de tatmin oluruz gereksiz bir şekilde… Hedefleri hep daha yukarıda tutmalıyız..